Güney Afrika Arşiv Belgeleri Işığında Lozan’ı Yeniden Okumak

0

Lozan Antlaşmasının üzerinden tam 96 yıl geçti fakat İstiklal Harbi’nin bir zafer nişanesi olarak adlandırılan Lozan Muahedesi hakkındaki tartışmalar bitmedi. Türkiye’de bilen bilmeyen birçok kişinin üzerinde fikir beyan ettiği Lozan Antlaşması hakkındaki yüzlerce yazışma, Güney Afrika Milli Arşivleri’nde muhafaza edilmişti. Bu sahaya katkı sağlamak amacıyla Türk araştırmacılarının ve tarihçilerinin gözünden kaçan bahse konu kaynakları ele almakta fayda var.

Güney Afrika Arşiv Belgelerinde Lozan  

Pretoria Milli Arşivi’nde 45 ayrı dosyada muhafaza edilen Lozan Antlaşması ve o süreçte yaşananları rapor etmiş olan belgeler, resmi yazışmalar olup genel itibariyle Cumhuriyet Türkiyesi’nin zaferine işaret eder. Belgelerde en çok vurgulanan konular Yunan Sorunu, Musul Meselesi ve Osmanlı Devleti’nin dış borçlarıdır.[i] Yunanlıların kaybının büyük olduğunu belirten bir raporda Yunanistan’a Ankara hükümetinin tazminat ödemesi gerektiği rapor edilmişti. Aynı dosyadaki bir başka belgede Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’da kalan Türklerin mübadelesinin Yunan hükûmetince memnuniyet yaratacağı ifade edilmişti.[ii]

16 Kasım 1922 yılına ait bir belgede Fransız işgalindeki Tunus ve Fas için Fransız korumasında olan Kuzey Afrika ülkeleri şeklinde bir ifade kullanılmştı. Tunus ve Fas’ta yaptıkları yağma ve vahşete bakılırsa bir korumanın söz konusu olmadığı anlaşılır. Aynı belgede İngiltere ve Türkiye arasındaki savaşın bizzat belirtilmesi sadece Yunanlılarla yapılan bir kurtuluş mücadelesinin olmadığını resmen ortaya koyar. Dolayısıyla Türkiye’deki bazı yazarların ifade ettiği “Osmanlı’nın bir eyaleti olan Yunanistan’a galip geldik diye sevinmek” ifadelerinin hakikatten uzak bir söylem olduğu bu belge ile anlaşılmaktadır.

18 Kasım 1922 tarihine ait bir başka belgede ise İngiltere’nin Sudan ve Mısır’ı işgalinin bölgenin, özellikle Süveyş’in güvenliği olarak algılanması gerektiği vurgulanıyordu. Osmanlı borçlarının Mısır’daki hakları dikkate alınarak değerlendirileceği ayrıca belgede konu edilmekteydi.[iii]

28 Kasım 1922 tarihinde gizli belgelerden birisi olarak kaydedilen vesikada İsmet Paşa ile Lord Curzon arasında petrollerden dolayı Musul bölgesi için pazarlık olduğu not edilmişti. İsmet Paşa’nın iddialarında Musul’un Türkiye’ye bırakılması gerektiğini, bunun hem coğrafi olarak hem de muharebelerde fakir düşmüş Anadolu’nun imarı için gerekliliği konusu vurgulanarak izah edilmişti. 2 Aralık 1922 tarihine kadar süregelen Musul Meselesi’nde Benito Mussolini’nin Türkiye’ye karşı tutumuna binaen Rusya’nın ise Türkiye’nin yanında durduğu vurgulanmıştı.[iv] Bu sebeple olacak ki Afrika basınında Tûrkiye ve Rusya’nın tavırlarının Lozan Konferansı’nda hoş karşılanmadığı notu düşülmüştü.[v]

18 Aralık 1922 tarihli bir diğer belgede ise bazı konularda delegelerin anlaşamadığı, görüşmelere ara verildiği, İsmet İnönü’nün elinde yetki olduğu halde taviz vermediği için anlaşmaya varmadığı ve hatta Lozan’ı terkederse bir daha geri gelmeme ihtimalinin olduğu rapor edilmişti. Aynı belgede Lord Curzon’un Türkiye’deki Hıristiyan azınlıklar için hak talep ettiği de ayrıca not edilmişti.[vi]

29 Aralık 1922 tarihine ait bir belgede Lord Curzon’un bazı konularda İsmet Paşa’yla anlaşamadığı kaydedilmişti. İsmet Paşa’nın nihayet yeni bir müzakereye razı olduğunu fakat Musul konusunda hiç taviz vermediği rapor edilmişti. Hatta bu raporun sonunda İsmet Paşa’nın tavrını inatla sürdürdüğünü alenen not etmişlerdi.[vii]

5 Ocak 1923 tarihli bir belgede Musul topraklarının bağımsız bölge olarak ilan edilmesinin ve İngilizler tarafından korunmasının gerekliliği Lozan görüşmelerinde konuşulmuştu. Curzon’un bu önerisinin bölgenin güvenliği için gerekli olduğu rapor edilmişi. Aynı yıla ait 18 Ocak tarihli bir başka belgede Lord Curzon’un İsmet Paşa’yla kapitülasyonlar üzerine yaptığı bir tartışmada Amerikalı gözlemcinin Türklerin tarafında beyanat verdiğini rapor ediyordu.[viii]

29 Ocak tarihli bir belgede Yunanistan’ın Rodos ve Edirne sınırındaki yerlerle alakalı tavrına Türklerin tahammülü olmadığını ve hatta Atina Ataşesinden alınan habere göre Lozan görüşmeleri sırasında Ankara Hükümeti’nin 30 bin askeri Yunanistan sınırında hazır tuttuğunu kaydetmişlerdi.

30 Ocak tarihli bir belgede ise Lozan antlaşmasında en önemli konularda Türk delegelerin tutum ve cevapları rapor edilmişti. Bu raporda sınırlar, Çanakkale başta olmak üzere savaş mezarlıkları, kapitülasyonlar, azınlıklar ve İstanbul Boğazı’nın durumu maddeler halinde ortaya konulmuştu. Musul Meselesi için ise Lord Curzon’un Türklere baskı yaptığını fakat İsmet Paşa’nın geri adım atmadığını raporda tekrar belirtmişlerdi.

1 Şubat 1923 yılında İsmet Paşa’nın Lozan görüşmelerini 8 gün ertelemek istemesi, Musul Meselesi konusunda zaman kazanmak istediği şeklinde rapor edilmişti. İşin garip tarafı İtalyanların bunu makul görüp Türkleri desteklediklerini ve bu sebeple Lord Curzon’un bu talebi yerine getirmek zorunda olduğu anlaşılmaktaydı.[ix]

18 Mayıs 1923 tarihli bir belgede Yunanlıların daha fazla taleplerinin olamamasının nedenini Venizelos’un harpteki mağlubiyetine bağlıyorlardı. 19 Mayıs 1923 tarihine ait bir vesikada Cape Town gibi Afrika’daki İngiliz sömürgelerinin Yunanlıların Türklere karşı tutumuyla ilgili bilgilendirilmeleri kaydedilmişti. Bu belgeden anlaşıldığı kadarıyla İngilizlerin müttefiklerinin sömürgelerinde de çıkarları korunmak istendiği anlaşılmaktadır. 22 Mayıs tarihli bir belgede Marmara denizinin ve boğazların kullanımında İngilizlerin ve Yunanlıların da karar hakkının olması gerektiği rapor edilmişti. 30 Mayıs 1923 tarihli bir belgede ise İsmet Paşa’nın bazı adalardan hak talebini geri çektiği bilgisine yer verilmişti. 18 Haziran tarihindeki bir belgede Rumbold’un raporunda Türklerin Kurtuluş Savaşı’ndan önceki hükümetin borçlarını kabul etmediklerini kaydetmişti.[x]

Bu bilgilerin hepsi, İngiltere’nin Sömürge Bakanlığı’ndan Cape Town hükümetine raporlar halinde bildirilmişti. Lozan Antlaşması’na dair bu gizli raporların neden Güney Afrika’ya gönderildiğine dair bilgiyi henüz 1917 yılında gönderilen yine Güney Afrika Milli Arşivi’ndeki bir belgeden anlamak mümkündür. Savaş esirlerinin durumları ile ilgili bu belgede Türklerin kimleri savaş sebebiyle esir ettiği rapor edilirken; İngiliz sömürgelerindeki Türk vatandaşlarını esir almak için sömürge valilerine detaylı bilgi verilmişti. Lozan Muahedesi’nde de antlaşmanın neticesine göre tutum alınacağı için sömürge valileri düşman devletlerin durumu hakkında sürekli bilgilendirilmişlerdi. Yüzlerce belgeden edindiğimiz sonuç, Lozan Antlaşması’nda İngiltere’nin istediğini elde edememesinden ötürü şikayetvari bir üslupla müzakereleri rapor ettiği gerçeğidir.      

DİPNOTLAR

[i] Güney Afrika Milli Arşivi, Bts 10/10/1treat Y of Lausanne or Peace Treaty with Turkey. 1923: Gg 1863/4187 Turkey. Near East Question: Lausanne Conference: Arrangements to   1922: Gg 186 3/4188 Turkey. Near East Question: Lausanne Conference: Protest of General 1922: Gg 186 3/4203 Turkey: Situation at Constantinople: Peace Conference at Lausanne:  1922 Gg 186 3/4205 Turkey. Situation in Near East: Lausanne Conference: Question of 1922: Gg 186 3/4206 Turkey. Situation in Near East: Lord Curzon Further Urges.

[ii] Güney Afrika Milli Arşivi, Bts 10/10/1 Treaty of Lausanne or Peace Treaty with Turkey. 1923.

[iii] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 1321 37/127               Turkey: Lausanne Conference: Debt And Concessions Question To Be.

[iv] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 187 3/4263 Turkey. Lausanne Conference: Turkish And Russian Obstructionist 1922.

[v] Darusselam Times, “Lausanne, Turkish-Russian combination” 13 January 1923. S, 10.

[vi] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 1883/4286  Turkey. Lausanne: Efforts to Reach A Settlement Regarding Near East: 1922.

[vii] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 1883/4283  Turkey. Lausanne Conference. Lord Curzon Comments on Speech of Ismet. 1922

[viii] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 1322 37/140 Turkey: Lausanne Negotiations: Agreement Reached in Principle.

[ix] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 1965 62/2909a Treaties: Peace: Turkey. Documents Relating to the Lausanne 1923.

[x] Güney Afrika Milli Arşivi, Gg 1965 62/2978.  Treaties: Peace: Turkey. Treaties: Peace: Greece. Notice which Is 1924.

Share.

Yazar Hakkında

Dr., Cape Town Üniversitesi. Halim Gençoğlu, 1981, Trabzon doğumludur. Türkiye'de çeşitli üniversitelerde Osmanlı Devleti ve ekonomik tarihi üzerine ihtisasından sonra sömürge tarihi çalışmalarına yöneldi ve bu vesileyle bazı Afrika ülkelerinde çalıştı. 2009 yılında Güney Afrika'da Cape Town Üniversitesi'nde yeniden bir yüksek lisans tezi çalışmasına girerek "Afrika'da Osmanlı Varlığı" adlı Honor projesini tarih bölümünde Prof. Dr. Nigel Worden'la tamamladı. Aynı fakültenin Teoloji departmanında Müderris Ebubekir Efendi'nin Ümit Burnu'ndaki faaliyetleri konusunda yazdığı yüksek lisans tezini 2013 yılında dereceyle tamamladı. 2017 yılında aynı fakültenin Yahudi Tarihi ve Dili bölümünde Afrika-Orta Doğu'daki Yahudi yerleşmelerini ve inanç yapılarını Tevrat'taki Siyonizm ve Siyasi Siyonizm ölçeğindeki araştırmalarını Doktora tezi olarak tamamladı. Çalışmaları İngilizce, Türkçe, Afrikansca makale ve kitap olarak yayınlandı. Cape Town Üniversitesi'nde Afrika Çalışmaları bölümünde araştırmacı olarak görev yapmakta olup bilhassa Osmanlı tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.

Yorum Yap