Sierra Leone: İslam’ın Misyonerliği Mağlup Ettiği Ülke

0

Bugün ülke nüfusunun büyük çoğunluğu Müslümanlardan oluşan Sierra Leone, son iki asırda İslamiyet’in en hızlı yayıldığı ülkelerden birisidir. 2009 ve 2015 yılı tahminlerine göre ülke nüfusunun % 78’i Müslüman olup toplam 7 milyon 557 bin 212 olan nüfus içinde Müslümanların nüfusu 5 milyon 894 bin, yani altı milyon civarındadır. Büyük bir çoğunluğunun Ehl-i Sünnet çizgisinde ve Mâlikî mezhebine mensup olması yanında İngilizler tarafından bölgeye getirilen Kadiyanilik olarak da bilinen Ahmediye mensuplarının oranı da % 5’in üzerinde tahmin edilmekte, az miktarda da Lübnan asıllı Şii nüfus bulunmaktadır.

Batı Afrika ülkelerinden Sierra Leone’nin kuzey ve doğusunda Gine Cumhuriyeti (794 km), güneydoğusunda Liberya Cumhuriyeti (299 km) ve batısında ise 402 km’lik Atlas Okyanusu sahili ile çevreli olup yüzölçümü 71.740 km2, nüfusu ise 7.557.212’dir. Ülke turizme elverişli sahilleri ile özellikle demir, boksit, titanyum, altın ve elmas gibi kıymetli madenler açısından çok zengindir. Elmas alanında kayıtlara girenlerden hareketle yıllık 700 bin kıratla dünyanın dördüncü sırada maden üretimine sahiptir. Limanı, sahip olduğu imkânlar açısından dünyanın üçüncü büyük limanıdır. Tabii bu artı değerler Sierra Leone’nin kalkınma hamleleri yaparak zengin ülkeler arasında yer alması için yeterli olamamıştır. Verimli arazilerinde pirinç, palmiye ve yağı, kakao, kahve ve kola çekirdeği bol miktarda üretilmektedir.

Sierra Leone’de nüfusun % 42 civarındaki kısmı 15 yaş altı çocuklardan, % 30’u da 15-35 yaş arası gençlerden oluşmaktadır. Eğitim, altı yıl ilkokul, üç yıl da ortaokul için mecburi olup devlet tarafından verilmektedir. Yaşanan iç savaş yüzünden halkın % 70’e yakınının eğitim imkânlarından istifade edememesinin sebeplerinden biri de sayısı 1270’i bulan ilk ve ortaokulun yakılıp yıkılarak kullanılamaz hâle gelmesidir.

Bağımsızlığından bugüne kadar ülkeyi siyaseten idare eden Mende topluluğudur, Temneler de onların daima muhalifi olmuştur. Tüm Halkın Kongresi Partisi (All People’s Congress Party), 18 Nisan 1968’den itibaren yıllarca ülkeyi idare etti. 1970’te üç milyon olan ülke nüfusunun yarıdan fazlası Müslüman iken 80 bin kadar Protestan ve 43 bin civarında da Katolik vardı. Ülkede Mende, Vai, Susu ve Mande topluluklarının hemen hepsi Müslüman’dır. İngilizlerin Hindistan’dan 1937’de getirip burada Bo ve Baomahun şehirlerine yerleştirdiği birkaç bin civarında Ahmediye Kadiyani mensubu bulunmaktaydı.

18. yüzyıl boyunca Liberya’dan Fildişi sahilindeki Baoulé’ye kadar geniş ormanlık alanda Malinke, Dioula, Fula ve Susu kabileleri gelerek bölgeler arasında ciddi insan göçleri yaşandı. Bunlar içinde Burkina Faso ve Gine’deki Futa Calon’dan Sierra Leone taraflarına gidenler dikkat çekmektedir.

Sierra Leone’nin İslamlaşma süreci

Batı Afrika’da İslamlaşma tarihi bu göçlerle şekillenir. Bugün Gine’de yer alan Futa Calon bölgesinden gelen Fülaniler, Sierra Leone’nin kuzey bölgesinde Temne toplumunun İslam’la tanışmasına vesile oldular. Savaşçı ve tüccar vasıfları olan bu kabileler kısa zamanda putperestler arasında ve ticaret yolları üzerinde yerel idareci konumuna gelerek sahillerde dolaşan Avrupalılarla yerliler arasında irtibatı sağladılar. Futa Calon’da yeni bir devlet kurulunca Susu kabilesinin denize doğru ilerleyişi hızlandı. 18. yüzyılın ikinci yarısında Gine’deki Kankan’dan gelen Malinke toplumu bölgede Port-Loko denilen limanı ilk İslamlaşma merkezi yaptılar ve buradan tüm diğer bölgelere yayıldılar. Öyle ki Avrupalılar için Mandingo kelimesi bu dine inananları ifade eder. Yine aynı yüzyıl boyunca Mende ve Vai soylu kabileler de Liberya sahiline doğru yerleştiler, kendilerini temsil edenler Müslüman olurken onlara tabi olanlar henüz putperesttiler. Bu durum bölgedeki diğer kabileler için de örnek oldu ve Loko toplumu Malinke’den ve Limba toplumu da Susu’dan kendilerine Müslüman yönetici vermelerini istediler. Bu süreç işledikçe her tarafta İslamiyet gözle görülür biçimde yayıldı ve artık ticari menfaatlerini savunan ve yaygınlaştıran yerel güçlere dönüştüler.

İslamiyet’in Sierra Leone’deki bu ilk yayılma süreci her ne kadar geniş alanda kendini gösterse de gerçek anlamda daha büyük kitlelerin İslamlaşması ise bölgede tarikatların faaliyetlerini genişlettikleri 19. yüzyıla rastlamaktadır. Ülke 1961 yılında bağımsızlığını aldıktan sonra da İslamlaşma duraklamadan devam etti. 1960’ta % 35 olarak tahmin edilen Müslüman nüfus 2000’de % 60, bugünlerde ise % 78 seviyesine kadar çıkmıştır.

Ülkede Müslümanlar adına ilk defa 1932’de kurulan teşkilat olan İslam Meclisi (Muslim Congress), 19. yüzyılda Nijerya’dan buraya göçen Aku Müslüman toplumu tarafından açıldı. Bir müddet sonra bunun idaresi Temne asıllı yerel halkın temsilcilerine geçti. İngiliz sömürgeciliğinde böyle bir idari birim kurulmasının sebebi Müslüman toplum arasında uyum ve iş birliğini sağlamak, İslami inanç esaslarını muhafaza etmek, dinin emirlerinin inananlar arasında uygulanmasını gerçekleştirmek, Kur’an eğitimi veren medreseler açmaktı. Bu kurumu 1970’li yıllarda Freetown’daki Lübnanlı Şiiler desteklemekteydi. 1942 yılında bu ilk teşkilata rakip olmak üzere yine Aku toplumu mensubu gençler tarafından kurulan Müslüman Cemiyeti (Muslim Association) İslami değerler yanında Batı’nın değerlerine de uzak durmak istemediler. Bunlar da bir okul açtı ve daha sonra İngilizlerin Batı Afrika’ya Hindistan’dan taşıdıkları Ahmediye’nin tesirine girdiler. Temne toplumuna mensup Ezher mezunu bir Müslüman ise İslami değerlerin Ehl-i Sünnet çizgisinde yaşatılması için İslami Islah Cemiyeti’ni (Muslim Reformation Association) kurmuşsa da bu cemiyet görünürde 1960’ta faaliyetini durdurmuştu. Bir de ilk dönemleri hakkında fazla bilgi olmayan İhvan-ı Müslim’in çizgisinde bir başka dernek daha kurulmuştu.

Sierra Leone’de ilk büyük camiyi 19. yüzyılda inşa edenler Mandingo ve Fula Müslüman toplumları olup bu cami, aynı dönemde sadece kendi mensuplarının devam ettiği Aku Mescidi’nden farklı olmak üzere herkese açıktı. İlerleyen yıllarda İslamiyet’in giderek yayılmasıyla birlikte neredeyse her Müslüman kabile kendilerine olabildiği kadar gösterişi olan bir ibadet mahalli yapmaya önem verdi. Böylece hem dinlerini hem de kendi toplumlarının fark edilebilirliğini sağladılar. 1970’li yıllardan itibaren Temne, Mandingo, Fula ve Hevsa toplumlarının inşa ettikleri ve giderek Orta Doğu bölgesindeki cami mimarilerine benzeyen ibadethanelerin sayıları arttı. Hatta nüfuslarının tamamı Müslüman olmamasına rağmen bu iki toplum da benzeri şekilde kendi ibadethanelerini inşa etti. Özellikle başkent Freetown’da bir cami sahibi olmak herhangi bir Müslüman kabile için gurur vesilesi sayılmaktadır. Günümüzde ülke genelindeki camilerin artık özel bir topluma aidiyetinden ziyade herkese açık mabet olarak kabul görmesi önemlidir. Freetown Merkez Camii bunlardan birisi olup imamı Şeyh Ahmed Tican Sillah, İmamlar Meclisi Birliği Başkanı da olup Şii mezhebine mensuptur. Ayrıca ülke geneli için imam yetiştirmekle meşguldür. Ahmediye toplumunun başkanı ise Şeyh Mauvi Sadeeur Rahman isimli kişidir.

Sierra Leone’de Ahmediye mensupları sayı bakımından azınlık olmalarına rağmen ülke genelinde 186 ilkokul ve 55 ortaokul ile eğitim veren ciddi bir ağa sahiptir.

Misyonerler ve Hristiyanlığın Yayılması

İngiliz sömürgeciliği döneminde başlayan misyonerlik faaliyetleri neticesinde önemli bir kitlenin Hristiyanlaştırılamadığı görülmektedir. Kilise çevreleri ise iki asırdır sarf ettiği tüm çabalarına rağmen halkın ancak % 20’sini Hristiyanlaştırdığını iddia etse de Sierra Leone’nin büyük çoğunluğu Müslüman olduğu hâlde buranın bir İslam ülkesi olmadığını her ortamda ifade etmektedir. Misyonerlik faaliyetlerinin aşırı derecede yüklendiği Müslüman halkı kendi inançlarına çekme sürecinde eğer herhangi bir kilise çevresinden bir kişi İslamiyet’i seçecek olursa onun üzerinde aşırı bir baskı uygulanmakta, hatta ölümle tehdit edilebilmektedir. Ancak ülkede bu çalışmaları yürüten piskoposlar Müslümanlarla çok uyumlu olduklarından, aralarında yakın bağlar tesis edildiğinden bahsetmektedirler. Sierra Leone’de Hristiyanlar azınlık olmalarına rağmen genelde idareyi, çoğunluğu teşkil eden Müslümanlara bırakmamaktadırlar. Başlangıçtan bugüne kadar ve hâlen 2007’den bu tarafa devlet başkanı olan Ernest Bai Koroma dâhil 29 Mart 1996 – 25 Mayıs 1997 ile 13 Şubat 1998 – 17 Eylül 2007 tarihleri arasında devlet başkanlığı yapan Ahmad Tejan Kabbah hariç hepsi Hristiyandır.

Misyonerliğin İflas Ettiği Ülke

İngilizlerin Kilise Misyoner Cemiyetleri (Church Missionary Societies) adlı kurumu, azatlı köleleri ve iç kısımlardaki yerel halkı Hristiyanlaştırmak, medeni değerlerini onlara aşılamak için Fourah Bay College adıyla 1827 yılında Afrika’nın ilk üniversitesini açtı. Burayı 1876-1967 yılları arasında Durham Üniversitesi ile akredite edip yakın ilişki ağı kurdular. Bu üniversite sebebiyle İngilizler 190 yıllık Afrika’nın ilk modern üniversitesi olarak geçmişi olan Freetown’u her yerde Afrika’nın Atinası (Athens of Africa) olarak tanıttı. Ne var ki buradan ne Sierra Leone’nin ne Afrika’nın ne de dünyanın tanınmış filozof, bilim ve sanat insanı yetiştirildiğini ispat eden bir kimse bulunmamaktadır. 2005 yılındaki üniversiteleri yeniden düzenleme kapsamında Sierra Leone Üniversitesi bünyesinde müstakil birer yükseköğrenim kurumu olarak Njala Üniversitesi ile hâlen eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir. 1876 yılında bu üniversitede Arapça dil öğretimi yerel öğretim görevlilerinin katkıları ile başlasa da bu ülkede henüz Müslümanların ihtiyaç duyduğu seviyede öğretilemediği bizzat yetkililer tarafından dile getirilmektedir.

İngilizlerin açtıkları eğitim kurumları yanında Müslümanlar da 20. yüzyılın ilk yıllarından itibaren açtıkları Madrasa Islamia, Madrasa Omaria, Madrasa Harunia ve Madrasa Sulaymania ile kendi kimliklerini sömürgeciliğin tüm baskılarına rağmen korudular. Sömürgeciler bu eğitime Muhammedî eğitim (Muhammedian Education) diyorlardı. İleri seviyede eğitim için ise çevre Gine’de, Mali’de, Senegal’de ve Moritanya’da tanınmış Timbo, Dingiray, Labe, Tuba ve Futa Toro gibi ilim irfan merkezlerine gidiyorlardı. Alhaji Momodou Allie hem kendisi hem de oğullarının iyi bir eğitim almalarını sağladı. Alhaji Jalloh-Jamburia 1913 yılında ülkedeki İslam eğitiminden sorumlu görevli tayin edildi.

Batı Afrika sahillerine getirilip bırakılan azatlı köleler, yerli halk tarafından çok fazla içlerine alınmadılar. Bunlar ise kendilerini köleleştiren Avrupalılardan nefret ediyorlardı. Avrupalı misyonerler için her bir Afrikalı, Müslüman olsun veya olmasın birer barbar, dinsiz ve putperest idi. Kendilerine bu gözle bakanları da özellikle Müslümanlar şüpheli, itici, muhalif ve çatışma isteyenler olarak görüyorlardı. Her türlü dinî faaliyetlerine engel çıkaran İngilizler yüzünden İslamlaşma faaliyetleri çok yavaş yürüyordu. Yine de Freetown’un kurulması Müslümanlar için bir fırsat olmuş ve buraya yerleşenlere İslamiyet’in anlatıldığı önemli bir merkeze dönüşmüştür. Nijerya’nın önemli kabilelerinden Yoruba asıllı Aku toplumunda köleleştirilenler 1807’de Freetown’a getirilip yerleştirildiler. 1830 yılında bunlardan Alfa Yadali, fıkıh ve kelam tahsili için Futa Calon’a gitti, orada Ticaniliği tanıyıp müntesibi de oldu. Ancak bu tarikat Sierra Leone’de Kadirilik gibi sınırlı sayıda müntesip bulabildi. Sebebi komşu ülkelere göre etkin önderleri olmaması idi. Onun başarısı diğerlerine de örnek oldu ve 19. yüzyılın sonlarına doğru tüm Aku toplumu her konuda İslami hizmeti icra edecek konuma geldi. Öne çıkan bir diğer şahsiyet ise Muhammed Sanusi oldu. Fourah Bey College’da Arapça hocalığı yaptı, 1872-1873 yıllarında İngiliz eğitim yetkilisi Dr. Blyden’e tercümanlık yaptı. 1901-1907 yılları arasında da Fula Town’daki medresenin müdürlüğünü yaptı. İngiliz idareciler ve bilhassa misyonerler Fülânî asıllı tebliğcilerin faaliyetlerinden çok rahatsız oldular. Oysaki kölelik dönemlerinde zorla Hristiyanlaştırılan Afrikalılar buraya getirilerek onlar üzerinden büyük kitleleri kendi saflarına çekmeyi kararlaştırmışlardı. Ama Jalloh, Bah, Barrie ve Sow gibi Müslüman Fülanî ailelerinin faaliyetleri karşısında bir türlü istedikleri başarıyı elde edemediler. Zira Fülanîler buraya daha önceden gelip yerleşen Yalunka isimli putperest kabile mensuplarını İslamlaştırdılar. Bunda en önemli dayanakları kurdukları eğitim ağları oldu ve Müslümanlaşan her bir ferdin toplumda etkinliğinin artması diğerlerini de bu yola sevk ediyordu. Fülanî tüccarların etkinliği de bunda ciddi tesir kaynağı idi.

Lübnan’dan gelen Hristiyan Marunilerin yanında Şii Müslümanlar ile Hindistan’dan getirilen Kadıyaniler Sierra Leone’de kendi değerlerini daha rahat yayma fırsatı buldular. Bugün ülkede 500 bin kadar Kadıyani’den ve yaklaşık 50 bin kişiden oluşan Şii bir topluluktan bahsedilmektedir.

Fransızların Kreol dedikleri Fransızca ile yerel dilleri, İngilizlerin de İngilizce ile benzer şekilde yerel dilleri karıştırarak oluşmasına öncü oldukları Krio dilini etkin oldukları tüm bölgelerde konuşma dili olarak yaygınlaştırmak istediler. Tüm eğitim kurumlarında bu dili zorunlu tuttular. Bir taraftan resmî dil olan Fransızca ve İngilizce, diğer taraftan bu iki melez dil Batı Afrika Müslüman toplumları tarafından reddedilmiştir. Hatta Sierra Leoneli Müslüman önderlerin büyük çoğunluğu başta Arapça olmak üzere Fülanîlerin lisanı Fulfulde veya Pulaar denilen dilde eğitimde ısrar etmiş ve her yaştan insana kadın erkek demeden temel İslami bilgileri öğrenmeyi şart koşmuşlardı. İçlerinde çok azı sömürgecilerle irtibata geçerek her iki eğitimi birlikte alarak sömürge idaresinde öğretmenlik ve mütercimlik gibi bazı görevler almışlardı.

Sierra Leone’de 1960-2008 arası 48 yılda Müslümanların oranı neredeyse yüzde yüz artarak toplam nüfusun % 35’inden % 78’i gibi çok yüksek bir orana çıktı. İç savaş dinî kaynaklı değildi. Müslümanlar, Hristiyanlar ve animist topluluklar bazen kendi toplumları arasında da savaşmak zorunda kalıyorlardı.

1990’lı yılların başında Müslüman olan Evanjelik Papaz Musa Bangura’nın önderliğinde 27 kişilik mühtedi bir heyet tarafından ilk çalışmalarına başlayan “Niçin İslam Faaliyette Vakfı/Why Islam in Action Foundation (WIAF)” her geçen gün Sierra Leone’de çok sayıda insanın İslam’ı kabul etmesine öncülük ediyor. 2002-2017 yılları arasında 15.703’ü Sierra Leone’de, 3.700’ü Liberya’da ve 3.000’i ise Gine’de olmak üzere toplam 22.403 kişinin İslam ile müşerref olmasına vesile oldu ve ihtida edenlerin 613’ü papazlık mesleğinde çalışırken din değiştirdi.[1]

Alhajie Musa Bangura’nın kurmuş olduğu vakfın faaliyetleri ile ilgili tarafımıza gönderilen İngilizce makale şu şekildedir:

HISTORY OF WHY ISLAM IN

ACTION FOUNDATION: SIERRA LEONE

Alhajie Musa BANGURA*

The head of the Islamic affairs in S/L sent me to cordially performed Dawaa at the Eastern part of Sierra Leone, Kenema to be specific by a wonderful Honourable man Dr. Abass Kanneh in the year 2002. He sent me to the head of the Islamic affair in Kenema by the name of Sheik Gibril Kamara in which he organised a wonderful symposium the message relived to me by Dr. Abass Kanneh that this is a brother who had just converted to Muslim by the name of Bro. Musa Bangura former Evangelist Pastor called Moses Mark Bangura that he wants the brothers and Sisters of Kenema to kindly give him their attention. He had a message which he should reveal to his their beloved people.

The Themne of the message to the people of Kenema was what the Bible says about Islam. The concept of the message that I stated with is purification (cleanliness) to the Bible Leviticus 19 verse 1-2 (19:1-2) and also about ceremonial washing which is in the book Leviticus 15:18 in the Holy Quran in Surah Mahida chapter 5:6.

And further informed them about what the Bible says about Ablution (Al-wudu) Exodus 40:30-32

My brother and sisters in the peaceful land of Kenema I would like you to open your Bibles in the book of Exodus 3:5-6 which the Bible condemn the concept (idea) of cantering the church with sandal.

I quoted them also where the Bible speaks about silence in the house of God. My brothers and sisters go to the Book of Habacus 2:20, Amos 5:23, Eziel 25:5-6 and the most appropriate method to warship God is perfect silence.

And also about the correct position in the war slipping of God this is found in the book of safanial 3:9 says that as a place of worship the people should stand shoulder to shoulders.

Nehemial 8:4 – 6 recommended of bowing down the faces onto the ground. During my speech delivery I informed my fellow people about women not allowed to speak neither being a pastor nor an Imam in the house of God. This was confirmed by the Holy Bible 1st corritian chapter 14:33-35.

In a nutshell, I further told them where the Bible condemns December 25 as not the stated date for the birth of Jesus Christ.

However I further told them that it was not Jesus that died on the cross.

Furthermore, I drew the attraction of my brothers and sisters in Kenema to kindly tell you that Jesus was not the son of God.

My people the play (P.A) system that was being used was very loud that spread all over the vicinity of Kenema that arrest the attention of both Muslim and Christian family that enables then to witness the occasion.

There came a Rev. Fr. Johannes who witness this occasion and feel annoyed due to the message that I conveyed to them. He further invited the presence of the other Christian denominations to listen to the preaching after the first day of preaching he organized a meeting and went to the head of the Islamic affairs in Kenema City cautioned that I should be halt because I want to create a conflict between the Christians and the Muslims family as they are living in a cordial and kindful relationship.

Therefore I should be stopped from my service.

There is a respond by the head of the Islamic Affairs in Kenema, Okay, being that this gentle man was sent by prominent people of this country, the only possible solution to this issues is to invite him in order to defend his preaching he can only be halt if he cannot defend his message but if he does then he will continues his work. This automatically resulted to a debate because Rev. Fr. Johannes and I myself in which about 1500 people witness this occasion and I won the debate in which twenty seven (27) Christians converted to Muslim immediately including Rev. Fr. Johannes himself.

This victorious event enables me to be famous and well know nationwide and more debates were front ahead of me.

After the conversion of Rev. Fr. Johannes who was a famous catholic priest and other Muslim people started to asked what a wonderful scene, A Rev. Fr. Has converted to Islam even Rev. Fathers from venous denomination pondered over the scene there came the initiative of forming the organization “WHY ISLAM IN ACTION”.

Those twenty seven (27) people won by me because the first members of Why Islam Action. People wonder why do they convert to Islam the answers was because Islamic is the truth Religion confirm by the Bible.

After it has been formed there were numerous challenges unless during the debate period. I recorders to record the debates and I eventually sold the recorded tape cassette from the little amount I got from the sales I use to run the organization. This I usually use to run the affairs of the project including transportation from the city to provinces and also to neighbouring Country Liberia. Actually it was not easy. As I’m saying the financial aspect was very difficult on how to bridge these problems.

Until 2007 when I came in contact with a brother by the name of Alhaji Sahid Baram and Bro. Amadu Conteh a Sierra Leonean in collaboration with their project IHH.

This gentleman Alhajie Sahid Baram was so happy when he heard that I am converting brothers and sisters of Christians and pastors to Islam. One-half of his organisation IHH, he offered us with a sum amount of money. I this money was used for the purchasing of a second hand car which my members and I use to propagate Islamic and also to perform our Da’waa.

Since he went in 2007 he never comes till 2009 in which he offers us a sum amount of money to purchase a play (P.A) system in order to perform the Da’waa sincerely I really encountered a lot of problems, constraints especially in term of seeking the affairs of the workers.

Praise be to the Almighty Allah in 2011 the IHH people invited to Turkey.

Since that time I started to get support from IHH like supplying food for fast and grude band this enables the Why Islamic Action foundation to be famous and well recognised nationwide.

It is fully operating in all parts of the country and even beyond because it operates in Liberia and Guinea.

I can now boasting of having 212 workers in Sierra Leone and 20 workers in Liberia and also 18 workers in Guinea because Guinea and Liberia are newly operating sites.

IHH is giving allowance to three workers in Liberia and in Sierra Leone it gives allowance to seven (7) workers and Guinea no allowance given to any of the workers.

This noble organization often marriage for Muslim youth. Yet still there are a lot of problems because, before then we use to represent them but now members of this organization (IHH) are now in our mist in Sierra Leone.

All the Paramount Chiefs in Kambia District offered two acre piece of land to Why Islamic Action for the construction of Islamic Institutions yet still we can’t because there is no fund to start the construction. Actually we need to develop those lands and our workers not to go astray and in order not to the miss them. We also want to develop the education sector in order to given education to our Muslim Youths more especially the new Muslim youth converts.

And the following facilities are lacking and which are pressing needs as far as the organization is concern. Facilities like,

  • A mini-bus
  • Computers
  • A standard P.A. System

In Sierra Leone when a person left the Christian religion to the Islamic religion the family of the person will cast him out of the family.

Therefore due to my effort I pay school fees for converts and women were being frustrated by other the organization provides them with capital for them to start their marital life.

And we use to give compensation to the Islamic teachers that are given education to the Muslim youth learners.

All these efforts are done by Why Islamic in Action Foundation. IHH is not responsible for those areas.

For the past 6 months the Why Islamic in Action Foundation is bankrupt to seek the affairs of the teachers and the converts. And we want the converts to be steadfast.

The Why Islamic in Action is kindly pleading for your support.

And other educational facilities are needed because we need to educate our Muslim youths in order to strengthen the Islamic religion so that the message will be well propagated to the nation that Islam is the truth religion.

Since 2002 to 2017 after just two months ago our statistical record gives us the an overall total number of converts in all three Countries. For

  • Sierra Leone is 15.703 converts
  • Guinea 3.000 converts
  • Liberia 3.700 converts

[1] Bu makale, Diyanet Aylık Dergi’de Mart 2018 tarihinde yayınlanmıştır. Ayrıntılı bilgi için bkz. http://www.diyanetdergi.com/dunya-muslumanlari/item/2567-sierra-leone-islam-in-misyonerligi-maglup-ettigi-ulke

*       Chairman of the Association of Why Islam in Action (WIAF), [email protected]

Share.

Yazar Hakkında

Prof. Dr., İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi. 1964 yılında Vezirköprü’de doğdu. Merzifon İmam-Hatip Lisesi (1982) ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde (1987) eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye Diyanet Vakfı bursuyla yüksek lisansını (1991) ve doktorasını (1996) Paris’te tamamladı, aynı yıl Üsküdar’da İslam Araştırmaları Merkezi’nde (İSAM) araştırmacı olarak çalışmaya başladı. 2002’de doçentlik unvanı aldı. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü öğretim üyesi ve bölüm başkanı oldu. 2008-2011 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık’ta Afrika ile ilgili konularda müşavir olarak görev yaptı. 2009 yılında profesörlük unvanı aldı. 2011 yılı Eylül ayında görev değişikliği yaparak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Siyasi Tarih Anabilim dalına geçiş yaptı. 2013 yılı Mart ayında Afrika ülkelerinden Çad Cumhuriyeti’nin başkenti Encemine’de Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk büyükelçisi olarak göreve başladı ve iki buçuk yıl bu görevini sürdürdükten sonra 2015 yılı Ağustos ayında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi dekanı olarak tayin edildi. Batı Afrika Ülkelerinden Mali Cumhuriyeti’ndeki ilk ve öğretim seviyesindeki özel eğitim kurumları medreseler üzerine hazırladığı doktora çalışması IRCICA tarafından L’enseignement islamique en Afrique francophone: Les médersas de la République du Mali adıyla Fransızca olarak 2003’de İstanbul’da basıldı. Geçmişten Günümüze Afrika (Kitabevi, İstanbul 2005); Osmanlı-Afrika İlişkileri (Kitabevi, İstanbul 2011/1. baskı, 2013/2. baskı, 2015/3. baskı); Les relations turco-tchadiennes: La politique ottomane en Afrique centrale (TİKA, İstanbul 2014) adlı kitaplarının yanı sıra Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi-İSAM tarafından yayımı tamamlanan İslam Ansiklopedisi için önemli kısmı Afrika hakkında 95 madde yazdı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde “Afrika”, “Osmanlı Afrikası”, “Osmanlı-Fransa Münasebetleri” ve “Osmanlı’da Dini Hayat” üzerine araştırmalar yapmakta olup bu konularla ilgili basılmış kitapları, farklı dergilerde bu konular hakkında çok sayıda makalesi, yurt içi ve yurt dışında düzenlenen ilmi toplantılarda takdim ettiği tebliğleri yayımlanmış bulunmaktadır. Evli ve üç çocuk babası olup Arapça, Fransızca ve İngilizce yanında Paris Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Milli Enstitüsü’nde (INALCO/Institut National des Langues et Civilisations Orientales) eğitimini aldığı Bambara ve Volof Afrika yerel dilleri ile ilgili dersleri takip etmiştir. Prof. Dr. Ahmet Kavas, hâlihazırda Afrika Araştırmacıları Derneği’nin (AFAM) kurucu başkanlığı görevini yürütmektedir.

Yorum Yap