Sessiz ve Derinden: Fransa’nın Réunion Politikası

0

Fransa’nın denizaşırı ili olan Réunion adası, Hint Okyanusu’nda Madagaskar ve Mauritius arasında yer alır. Fransa’nın anavatanı ile aynı politik statüde olan ada, elbette devlet başkanı olarak da Fransa’ya bağlıdır ve burada Fransa’nın atadığı bir vali de görev yapmaktadır. Bu bilgilere ek olarak, Réunion Fransa seçimlerinde, Fransız Milli Meclisi’ne 7, Senato’ya ise 3 milletvekili gönderiyor ve böylece anakarada temsil edilmiş oluyor.

Politik statüsünü yukarıda anlattığımız adanın gelin bir de genel profiline bakalım. 2.507 km2 alana yayılmış olan Réunion’da 865.000 kişi (2016) yaşıyor. Yoğun bir nüfusa sahip adada etnik çeşitlilik de mevcut. Toplam nüfusun beşte birinin, başkent Saint-Denis’de ikamet ettiği bölgede Fransızca’nın resmi dil olmasının yanında Kreole dili de konuşuluyor. Din olarak Hristiyanlık ön planda. Ekonomiye geçersek, adanın temel gelir kaynaklarını üç kalemde özetleyebiliriz: şeker pancarı üretimi, turizm ve Paris’ten gelen yardımlar. Para biriminin Euro olduğu Réunion’da son zamanlarda ekonomik sıkıntılar öne çıkıyor. Bunların başında ise tıpkı Avrupa kıtasında olduğu gibi genç ve göçmen işsizliği var. Son olarak, coğrafi yapıdan bahsedecek olursak, tropikal iklimin etkili olduğu ada, aynı zamanda aktif volkanları ile de dikkat çekiyor. Bu anlamda Réunion dünya mirası listesinde.

Adanın Kolonyal Geçmişi

Dünya üzerindeki her toprak gibi, Réunion’un da geçmişinde belli kilometre taşları var. Ada, 1512 yılında Portekizliler tarafından keşfedilmiştir. 1600’lü yıllarda Fransız kolonicileri bölgeye intikal etmiş ve adayı önce ‘Burbon’ adı altında bir ceza kolonisi haline getirmişlerdir. Bu dönemde Doğu Afrika’dan getirdikleri köleleri, kahve üretimi için burada çalıştırmışlardır. 1794 yılında ise bölgeye ‘Réunion’ adı verilmiş ve Fransa Krallığı idaresine alınmıştır. 1810-1815 yılları arasında Napolyon Savaşları ile ada, İngiltere’nin yönetimine geçmiştir. Réunion’da şeker pancarı üretimi de İngilizlerin ön ayak olmasıyla başlamıştır. Kısa bir süre İngiliz idaresinde kalan ada, 1815’te Paris Antlaşması ile tekrar Fransa’nın olmuştur. 1848’e gelindiğinde köleliğin ilgasıyla birlikte Réunion’a, Doğu Afrika, Hindistan ve Güney Asya’dan sözleşmeli işçi getirilmiştir. Bu gelişme, Réunion’un bugünkü etnik çeşitliliğinin köklerini oluşturmaktadır. 1946’da Réunion koloni olmaktan çıkmış ve Fransa’nın denizaşırı ili olarak varlığını sürdürmüştür. 1974’te Fransa, Hint Okyanusu’nda bulunan ve jeopolitik anlamda önemi haiz bu adaya askeri üssünü kurmuştur. Buna rağmen Réunion 1990’larda hareketli bir sürece girmiştir. Şöyle ki, gelir eşitsizliği ve yüksek işsizlik oranları adada gösterilere ve şiddet olaylarına neden olmuş, ada halkı ise daha fazla politik özerklik, daha iyi ücretler ve çalışma şartları gibi taleplerde bulunmuştur. Son olarak, 2000 yılında hükümetin, adanın ikiye bölünerek yönetilmesi önerisine Senato ret kararı vermiştir.

Adanın Jeopolitik Önemi

Réunion’un jeopolitik önemi, Hint Okyanusu’na hâkim bir bölgede bulunmasından ileri gelir. Bu durum, Fransız deniz güçlerince Güney Pasifik’e bir transit yol olarak görülmekte ve adada konuşlanmalarına neden olmaktadır. Örneğin son yıllarda, özellikle küresel siyasetin yön değiştirmesiyle, Fransa’nın bir başka denizaşırı ili olan Mayotte (Mayot)’un jeopolitik vurgusu azalırken, aksine Réunion’un bu bölgede merkezileşebilmeye yardımı nedeniyle yıldızı parlamıştır. Şu örnekle konu çok daha iyi anlaşılacaktır ki, kendini bölgesel işbirliği misyonuyla tanıtan Hint Okyanusu Komisyonu adlı uluslararası örgüt, beş üyeden oluşmaktadır ve Réunion aracılığıyla Fransa bu yapıda temsil edilse de, Mayotte’a söz konusu örgütte yer verilmemiştir. Komisyonun oluşma amacı üye ülkeler arasında diplomatik ve siyasi ilişkileri geliştirmektir. Bu bölgede, Réunion’a, özellikle de merkez jeopolitik konumuna fazlasıyla önem verildiğini bu yapıdan anlayabiliyoruz. Fransa’nın Réunion Adası’nı jeopolitik olarak diğerlerinin önünde tutmasının bir diğer nedeni ise, Mayotte gibi diğer denizaşırı illerinde deniz haydutluğuyla mücadelenin önemli bir gündem maddesi olmasıdır. Örneğin Somalili korsanlar bazı durumlarda Mozambik Kanalı’na kadar uzanmaktadırlar. Bu nedenlerden ötürü Fransa, Réunion’u ayrı tutmakta ve diğer denizaşırı illerinden çok ona verdiği önemi Réunion’un başkenti Saint-Denis’e konuşlandırdığı hava kuvvetleriyle göstermektedir. Bu durumu aynı şekilde Fransız deniz güçlerinde de görüyoruz. Fransız Güney ve Antartika Bölgeleri Kurumu’nun (TAAF) 2000 yılından beri başkent Saint-Denis’deki varlığını arttırması ve etkinleştirmesi de Fransa’nın bu adaya bakış açısını gözler önüne sermektedir. Son olarak, Fransa 2012 Ocak ayı sonundan beri, Réunion’a ekonomik yatırımlarını da arttırmıştır. Özellikle kalkınma başlığı altında turizm, altyapı, eğitim gibi alanlara verilen destek öne çıkmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise tedhiş (terör) hareketlerin bu bölgede yayılma potansiyeline sahip olmasıdır.

Sonuç olarak, Réunion genellikle köpekbalığı saldırıları, patlayan volkanları ve eşsiz bir turizm cenneti olarak dünya gündemine taşınsa da, aslında Fransa için jeopolitik/jeostratejik anlamda bir adacık. Güney Pasifik’e bir transit yol olarak görülen ve Hint Okyanusu’nda savunma ve güvenliğe verilen önemle aynı oranda bir değere sahip bu merkez konumlu ada, hem sahadaki uluslararası örgütler aracılığıyla hem de Fransa’nın askeri gücüyle, bölgede etkinleştirilmeye çalışılmaktadır.

Share.

Yazar Hakkında

İstanbul doğumlu Deniz Karakaş, Galatasaray Üniversitesi’nde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde lisansını tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler: Türkiye, Avrupa ve Ortadoğu lisansüstü programından master derecesini aldı. Buna ek olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler programında ikinci yüksek lisans eğitimine devam eden Deniz Karakaş, E. Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Kavas’ın danışmanlığında ‘Afrika’da Kalkınmada Kadınların Rolü’ konulu tez çalışmalarını sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce ve Fransızca bilen Deniz Karakaş’ın bu çalışmalarının yanında Yeni Şafak gazetesi gibi pek çok mecrada yazıları yayınlanmıştır. İlgi alanları arasında Afrika, ABD&Fransa’nın Dış Politikası ve Uluslararası Örgütler yer almaktadır. Afrika Araştırmacıları Derneği (AFAM) üyesidir.

Yorum Yap