Etiyopya’yı Sarsan Cinayet: Küresel ve Bölgesel Güçlerin Kıskacında Nil Havzası

0

Etiyopya, geçtiğimiz günlerde ülkenin Başbakanı Abiy Ahmed’e gerçekleştirilen suikast girişiminin şokunu henüz atlatamamışken, yeni bir trajik olay ile sarsıldı. Ülkenin batısında, Mısır ve Etiyopya arasında tartışmalara hatta siyasi krize neden olan Hedasi Barajı’nın (Rönesans, en-Nahda) başmühendisi Simegnew Bekele aracında ölü bulundu. Etiyopya’da büyük yankı uyandıran suikast, ülkede bir süredir devam eden gergin ortamın, Nil Nehri/Havzası üzerindeki küresel ve bölgesel güçlerin hesapları göz önüne alındığında sıradan bir cinayet olmadığının ipuçlarını veriyor. Etiyopya’da istikrarsızlık kimin işine geliyor, Nil neden önemli, kimler bölgede hakimiyet mücadelesi veriyor, Hedasi Barajı’nı hangi ülke fonluyor, küresel ve bölgesel güçlerin Etiyopya’ya verdikleri önemin altında yatan sebepler nedir gibi soruların cevaplarını aradığımızda hem makro ölçekte Doğu Afrika ve Nil Havzası’ndaki istikrarsızlaştırma faaliyetlerinin sebebini hem de mikro ölçekte Etiyopya ve Hedasi Barajı üzerinden yapılan tartışmaların nedenlerini anlayabiliriz.

Mısır ve Hedasi Barajı

Etiyopya Nil Nehri’nin (Mavi Nil) mansap ülkesi olmasına rağmen tarihi süreç içinde Nil sularından hak ettiği derecede yararlanamamıştır. İngiliz koloni yönetiminin Mısır merkezli Nil politikaları, 1929 ve 1959 Nil Antlaşmaları Etiyopya’yı dezavantajlı konuma getirmiştir. Etiyopya, 2011 yılında büyük bölümü Çin tarafından finanse edilen, Nil Nehri üzerinde inşa etmeye başladığı 4.5 milyar dolarlık Hedasi Barajı ile kısa sürede Nil Havzası’nın hegemon gücü Mısır ile karşı karşıya geldi. Mısır’ın, Nil sularını ulusal güvenlik sorunu olarak görmesi ve Nil sularındaki Mısır haklarına karşı girişimleri savaş nedeni kabul etmesi iki ülke arasındaki gerginlikleri tırmandırdı. Barajın inşa edilmesine başlanmasıyla Mısır, Etiyopya’ya karşı askeri seçeneği masaya sürmekten çekinmedi. Bu durum sıcak bir çatışmaya dönüşmese de, Mısır istihbaratının bölgedeki faaliyetleri zaman zaman gündeme geldi. Bu faaliyetler mühendis Simegnew Bekele’nin öldürülmesinin ardında Mısır istihbaratının olduğu yönündeki ihtimali güçlendiriyor. Fakat, Mısır’ın böyle bir eylemi tek başına, bölgesel ve küresel güçlerin angajmanı olmaksızın gerçekleştirmesi zor gözüküyor.

Küresel ve Bölgesel Güçlerin Nil Rekabeti

Afrika’da bağımsızlık sonrası dönemde hem eski kolonyal güçler hem de dünya sahnesine yeni çıkan ülkeler, yeni yöntem ve sıfatlarla kıtada hakimiyet kurma yarışına girdi. İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin etkisi halihazırda devam ederken, ABD ve Çin gibi büyük ekonomiler insani yardım, güvenlik ve Afrika’nın kalkınmasında rol alma iddiasıyla bölgede faaliyet gösteriyorlar. Özellikle Çin’in Nil Havzası’nda baraj yapımlarına sağladığı fonlar dikkat çekiyor. Etiyopya’da inşa edilen Hedasi Barajı’nı Çin fonlarken, barajın yapımını da Çinli inşaat şirketleri yüklenmiş durumda. Tabii ki bu durum bölgede tasarrufları olan ABD gibi ülkeleri rahatsız ediyor.

2012 yılında Etiyopya’nın Oromo ve Amhara eyaletlerinde başlayan gösterilerin de ABD, Çin ve İsrail gibi ülkelerin ülkedeki etnik ayrımcılığı kışkırtması sonucu başladığı bölgede dile getirilen konulardan biri. Burada İsrail’e bir parantez açmamız gerekiyor. İsrail son yıllarda özellikle Etiyopya’ya çok önem veriyor. İsrail, bölgedeki Yahudi nüfusu, tarım ve gıda yatırımları, Nil suyunun İsrail taşınması gibi konuları gündeminin ilk sıralarına almış durumda. Mısır ile İsrail arasında Nil suyunun İsrail taşınması meselesi ise bölgedeki en önemli gündem başlıkları arasında. Hedasi Barajı’nın inşa edilmesi ile Nil yatağının yön değiştirmesi ve Mısır’a giden su miktarının azalması Nil üzerindeki rekabeti kızıştırıyor.

Cinayetin Faili Kim?

Etiyopya’daki siyasi karışıklığı sadece Nil üzerindeki rekabetten okumak yeterli olmayabilir. Etiyopya’nın hızlı ekonomik kalkınmasını da göz önünde bulundurmak gerekir. Ülke siyasi karışıklığın etkisi altındayken, son olarak Başbakan Abiy Ahmed’e suikast girişimi ve Hedasi Barajı’nın başmühendisi Simegnew Bekele’nin öldürülmesi gözleri bölgede çıkarı olan ülkelerin üzerine çekiyor.

Simegnew Bekele’nin öldürülmesi ülkedeki siyasi krizin tetiklediği bir iç hesaplaşma konusunu gündeme getirdi. 1991 yılından bu yana ülke yönetiminde tekelleşen Tigre etnik grubu, Etiyopya’nın yönetiminde söz sahibi konumunda bulunuyordu. Fakat, Oromo ve Amhara gibi ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan grupların hükümet karşıtı protestoları sonucunda Oromolu lider Abiy Ahmed’in Başbakan olması sonucunda olaylar biraz yatışmış gibi gözükse de, Başbakan Abiy Ahmed’e suikast girişimi ve Simegnew Bekele’nin öldürülmesi cinayetin bir iç hesaplaşma olması yönündeki iddiaları zayıflatıyor.

ABD, İsrail, Çin, Mısır gibi küresel ve bölgesel güçlerin bölgedeki gayeleri göz önüne alındığında Bekele’nin öldürülmesinin arkasında küresel bir güç olduğu şüphesini güçlendiriyor. Önümüzdeki günlerde bölgede yaşanacak gelişmeler Bekele’nin öldürülmesi olayının ipuçları hakkında bir kanaate varmamıza yardımcı olacaktır.

Share.

Yazar Hakkında

Osman Kağan Yücel 1988 yılında İstanbul, Şişli’de doğdu. İlköğretim ve lise eğitiminin ardından 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2016-2017 yılında başladığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında başladığı tezli yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. İyi seviyede İngilizce, orta seviyede Arapça bilmektedir. İlgi alanları, Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da İslami Hareketler, Ortadoğu ve Afrika’da Su Politikaları ve Sınır Aşan Sular, Nil Havzası, Afrika’da Din ve Milliyetçilik’tir.

Yorum Yap