Büyük Sahra’da Son Osmanlı Tebaası: Tevârikler

0

Yazar: Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Tandoğan

Türk Tarih Kurumu (TTK) Yayınları, Ankara 2018, 559 s.

Kitap Hakkında

Kendilerine özgü hayat biçimleriyle Büyük Sahra’nın diğer kabile ve kavimlerinden ayrılan Tevârikleri ve bu kabilelerin stratejik konumlarını, Osmanlı Devleti’yle olan münasebetleri bağlamında kapsamlı bir değerlendirmeye tâbi tutan bu çalışma, yaşadıkları coğrafyanın da verdiği imkânlarla bu mülessimûn kabilelerin Kuzey’den Güney’e uzanan Sahra merkezli Afrika siyasi tarihine ilişkin asırlardır süregelen hâkimiyet mücadelelerine ışık tutmaktadır. Osmanlı Devleti, kurmuş olduğu sağlam bağlarla kıta Afrika’sında yaşayan yerel halkları, yüzyıllar boyunca idare etmiş ve bu zaman zarfında bölge halkları ile Osmanlı yönetici sınıfı arasında büyük yakınlaşmalar oluşmuştur. Tevârik kabilelerinin mahalli unsurlarla ve Nijer yayında kurulan sultanlıklarla tarihsel süreç içerisinde girdiği siyasî, dinî, iktisadî ve sosyo-kültürel etkileşimi, asırlardır kendi doğal seyrinde devam ederken, 1830 yılında Fransa’nın Cezayir’e yerleşmesi ve burayı üs edinerek Sahra’ya doğru açılması günümüze uzanan problemler yumağının oluşmasındaki temel nedendir. Zira modern sömürge anlayışını temsil eden bu yeni güç, bölgeyi tam anlamıyla gelenekten koparmış ve çekişme alanına dönüştürmüştür. Buna karşın, Osmanlı Devleti’nin kıtanın mevcut yapısını korumaya yönelik Trablusgarp merkezli gayretleri yanında Kuzey Tevârikleri’nden Ezgarların Osmanlı tâbiiyetini kabul etmesi, Fransızların kuzeyden güneye inmelerinde önemli bir engel teşkil etmiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin bölgedeki diğer dayanağı Senûsiyye hareketi, devlet desteğiyle görünürlüğünü arttırarak, 19. yüzyılın ikinci yarısından beri Trablusgarp hinterlandındaki etki sahasını genişletmiş ve Sahra’daki açtığı zaviyelerin de gücüyle Hıristiyanlığa karşı sert bir mukavemet hattı tesis etmiştir. Bu sayede Türkler, Fransız nüfuzuna karşı sadece manevi destek elde etmemiş, aksine Sahra toplumlarını “Senûsi Kardeşliği” çatısı altında örgütleyerek Fransızların karşısına dikilmiştir. Bu yönüyle 19. yüzyıl Afrikâ-yi Osmanî’sinde sömürgeci güçlere karşı sürdürülen birçok irili ufaklı direnişe şahit olunmuştur. Bu mücadele süreci, 13 Aralık 1916 tarihinde Güney Tevârikleri’nin öncülüğünde Agades (Nijer) cephesinde sembolleşmiş ve 1922 yılına kadar mahalli unsurların Türklerle yekvücut olmasıyla devam ettirilmiştir. Osmanlıların Afrika’nın yerli unsurlarıyla sürdürdükleri müşterek faaliyetler, her ne kadar Batılıların yayılmacı politikasını engellemekte muktedir olamasalar da sömürgecilere ciddi zararlar verdirerek söz konusu işgalleri geciktirmişlerdir. Bu mücadele sürecinde de bölge halkı, Osmanlı’ya bağlı kalmayı tercih etmiştir. Bu yönüyle Osmanlı Devleti’nin, bölgeden çekilirken Senûsiler eliyle mahalli idarecileri mükemmel sûrette örgütleyerek gerçek manada bir direniş süreci başlattığını ve Fransa’nın Büyük Sahra, Batı ve Merkezî Sudan’daki işgal politikalarına karşı mücadele noktasında mutlak manada bir başarı kazandığını söylemek mümkündür.

Share.

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi.1986’da Osmangazi’de (Bursa) doğdu. Aslen Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ürünlü (Unulla) köyündendir. 2004’te Bursa İpekçilik Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nden ve 2009’da İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. Türkiye Diyanet Vakfı tarafından verilen yüksek lisans ve doktora bursunu kazarak bu kurumda ‘araştırmacı bursiyer’ statüsünde 3,5 yıl araştırmalarına devam etti. Ayrıca doktora sürecinde T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun bağlı kuruluşu Türk Tarih Kurumu bursiyerliğine hak kazandı. İstanbul Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ahmet Kavas’ın danışmanlığında “Osmanlı Devleti’nin Afrika’da Avrupa Sömürgeciliğine Karşı Siyaseti [XIX. Yüzyıl ve XX. Yüzyılın Başları]” konulu yüksek lisans tezini (2009-2011) ve “Afrika’nın Kuzeyini Güneyinden Ayıran Toplum Tevârikler ve Stratejik Konumları: Osmanlı-Tevârik Münasebetleri” konulu doktora tezini (2011-2015) başarıyla tamamladı. Buna ek olarak Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İİBF, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında Afrika üzerine ikinci doktorasına devam etmektedir. Türk Tarih Kurumu Yayınları’ndan çıkan Afrika’da Sömürgecilik ve Osmanlı Siyaseti (1800-1922) [Ankara, 2013] başlıklı kitabı yanında Trablusgarp: Hedefteki Ülke Libya’nın Tarihi; Tarih-i İbn-i Galbun&Trablusgarp Tarihi, Osmanlı’dan Günümüze Afrika Bibliyografyası ve Sudan Seyâhatnâmesi gibi Afrika kıtasıyla ilgili ortak kitap çalışmaları, makaleleri, ulusal/uluslararası tebliğleri ve saha ile ilgili raporları/analizleri bulunmaktadır. Türk-Libya Dostluk Derneği’nin genel sekreteri olan Tandoğan, Afrika Araştırmacıları Derneği’nin (AFAM) kurucu üyesi olup başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir.

Yorum Yap