Anadoluʼnun Milli Devleti Pontus -Afrika Basınından Trabzon’a Yansıyanlar-

0

Türkiye’nin en güncel konuları arasına giren Pontus ile ilgili haber ve yorumlar birçok meselede olduğu gibi anlamsız tartışmaları da beraberinde getirdi. Trabzonlu olmak ile Pontus kimliğine sahip çıkmak, hatta Rum asıllı olmak gibi birbiri ile tamamen zıt hususlar birbirine karıştırıldı. Şimdilerde doğrular yanlış, bilinen tarihi gerçekler yok sayılmaktadır. Bu coğrafyanın köklü bir tarihi var ve bunda Türklerin Anadolu’ya gelişleriyle birlikte şekillenen yeni olduğu kadar kalıcı gelişmeler asırlar içinde defalarca yaşanmıştır. Güney Afrika gibi oldukça uzak bir ülkede ve çevresinde bundan bir asır önce Pontus hakkında gazetelerde çıkan yazılar dikkate alındığında ülkemizin huzurunun korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Üzerinde durulması gereken konu oluşturulmak istenen algılar değil, tarihen sabit gerçeklerin unutturulmasına fırsat vermemektir. Buradan hareketle bazı sorulara cevaplar aranacaktır: Trabzonluların Pontus Rumlarıyla bağlantısı var mıydı? Yada Pontus nedir, neresidir? Birinci Dünya Savaşında ve Kurtuluş mücadelesinde Trabzon başkent olmak üzere bölgede bir Pontus devleti kurmak isteyen Rumların Türklerle olan münasebeti nasıldı?

Mustafa Kemal Atatürk Trabzon’da, 1937

Güney Afrika’da yaşayan bir Trabzonlu tarihçi olarak Afrika basınının yakından takip ettiği Trabzon işgali ve Pontus meselesini ortaya koymak istedik. Birinci Cihan Harbi ve sonrası Pontus Sorununu detaylarıyla ele alan Afrika basını, meseleyi nasıl gündeme taşımıştı?

Pontus Meselesi Nedir, Pontus Neresidir?

Pontus terimi, eski Pers dilinde Trabzon, Bayburt, Tokat, Amasya ve Sivas’ın bir bölümünü kapsayan coğrafyanın eski adıdır.[i] İran imparatoruna isyan eden hanedandan I. Mitridat, M.Ö. 281 yılında Karadeniz’de Orta Anadolu’ya kadar uzanan Pontus Krallığı’nı kurdu. Mitridat’ın kendisi ve bütün hanedanı zamanla antik Yunan kültüründen etkilenmiş bir Pers hanedanıdır. Fakat Pontus Krallığı her haliyle İran asıllı Mitridates ve sülalesi tarafından kurulmuştu.[ii]

20. yüzyıl başlarında, Yunanlıların büyük Yunanistan (Megalo İdea) fikri çerçevesinde diriltmeye çalıştıkları Pontus Krallığı’nın, halkı bakımından “Yunanlılık”la bir ilişkisi yoktur.[3] Bu sebeple merhum Trabzonlu yazar Goloǧlu, konuyla ilgili kitabını “Anadoluʼnun Milli Devleti Pontus” olarak adlandırmıştı. Bu devletin yerli halkı ise Anadolunun eski milletleri ile Persler, Ermeni, Rum, İskit ve Kuman Türkleriydiler. [4]

Anadolu’ya gelen ilk Türkler, Malazgirt Savaşı’ndan önce Doğu Karadeniz’i de ele geçiren Hıristiyan Kuman Türkleriydi. Ortodoks Hristiyan olan bu Türkler sarı saçlı mavi gözlü ve de Hristiyan olmaları sebebiyle Rum kökenli zannedilmişlerdir. Bölgede Rumca zannedilen yer isimlerinden Kumanid, Kumancara yahut dağbeli manasında olan yine Kumanca bir kelime Aşot yer ismi gibi onlarca terim, o Hıristiyan Kuman ve İskit Türklerinin hatırasını günümüze taşır.[5]

Sultan Fatih’in Trabzon’u fethetmeden önce 1313 yılında bu havaliye gelen Çepniler, Hacı Emir (Bayram) Bey’in idaresinde Emiroğulları Beyliğini kurarak Samsun ile Trabzon arasında hüküm sürmüşlerdi. Aşıkpaşazade’ye göre 1461 yılında Fatih’in Trabzon’u fethinden önce havaliyi işgal ve iskan eden Çepni Türkleri, Trabzon Rum İmparatorluğu’nu haraca bağlamışlardı.[6] Dolayısıyla Doğu Karadeniz havalisinde asırlara dayanan bir Türk hakimiyeti mevcuttur.[7] Fakat son yüzyılda Osmanlı’nın çöküşüyle tarihteki İran kökenli antik Pontus devletine dayanarak, Filistin’de zoraki kurulan (yapay) bir İsrail devleti gibi, Doğu Karadeniz’de sahte bir Pontus devleti projesi izledi. Esasen bir İngiliz planı olan bu projenin gayesi, Osmanlı Devleti’nde etnik problemler yaratıp halkı yeni devletçikler kurarak Osmanlı Devleti’ni yıkmaktı. İşte son zamanlarda konuşulan Pontus meselesi bu hayali projenin bir ürünüydü. O sebeple Afrika basınında dahi 1860’lı yıllarda Pontus terimi bir proje olarak işlenmişti.

Afrika Basınına yansıyan haliyle Pontus Meselesi ve Trabzon

Afrika basınında çıkan Pontusla ilgili ilk haber 1 Şubat 1865 tarihinde yayınlanan Indaba gazetesindeki bir makalede Pontus coğrafi bir bölge olarak kaydedilmişti. Eski Pontus ve Ermenistan’ın sınırlarından gazetede bahis geçmesi arz edildiği üzere Pontus projesinin ilk sinyalleriydi.[8] 1872 yılında çıkan Pontus Meselesi ile ilgili çok daha ilginç bir haber Güney Afrika’nın Natal Witness gazetesinde yer almıştı. Habere göre İngiltere, Rusya’ya karşı Pontus meselesini körüklediğini, o sebeple o bölgedeki Rumları kullandığını rapor ediyordu.[9]

Birinci Cihan Harbi yıllarında ise Trabzon ve Pontus’la ilgili haberlerin mahiyeti değişmişti. Mozambik gazetelerinden The Beira Post, Rusların Ermenilerle birlikte Trabzon ve Erzurum şehirlerine hücum ettiklerini rapor etmişti.[10] Yine 1915 yılı Şubat ayında Trabzon’un Ruslar tarafından bombalandığı haberine yer verilmişti.[11] 1915 yılının 24 Eylül’ünde Türklerin isyan eden Ermenileri Trabzon, Sivas ve Erzurum’dan sürdüğünü yazmaktaydı. Aynı gazetenin aynı sayfasında Türklerin Çanakkale’de kanlı bir mücadele verdiği haberi de yer almaktaydı. Bu şartlarda bile isyan eden Ermenilerin tehciri, Türklerin her şeye rağmen vicdanlı hareket ettiklerini oraya koyar.[12]  2 Şubat 1915 yılı Mozambik gazeteleri ise Rusların Trabzon’u bombaladığını yazmıştı.[13] 1916 senesinin Mart ayına ait Güney Afrika gazetesi ise Trabzon’daki esirlerin Ruslar tarafindan tahliye edildiği not edilmişti.[14]

Mozambik’te çıkan bir gazetede, Topal Osman Ağa’nın Mustafa Kemal Paşa’nın emrinde Doğu Karadeniz’de büyük bir mücadeleye giriştiğini yazıyordu. Haberde onun maiyyetiyle birlikte bölgede isyan eden Ermeni ve Rum çetelerini temizlediği not edilmişti. Rum ve Ermeni çetelerini Merzifon’a kadar kovalayan Topal Osman Ağa’nın çatışmada öldürdüğü 1200 Rum eşkıyanın orada Amerikan bölüğünün yakınında bir yere Hristiyan halk tarafından gömüldüğü haber edilmişti. Topal Osman Ağa’dan kaçan bazı Ermeni ve Rumların ise hayatlarını kurtarmak için Müslüman oldukları kaydedilmişti.[15]

7 Nisan 1916 yılı gazetesi Uganda Herald gazetesi Rusya’nın Trabzon’u işgal sebebiyle gemilerini şehrin 30 kilometre açığında hazır tuttuğunu rapor ediyordu. 1916 yılında Trabzon’da katledilen yerli halk için “Türkler yine cezalandırıldı” haberine yer vermişlerdi. Şehrin her yanında Rus ordusunun ve Rumların hakimiyeti ele geçirdiği kaydedilmişti. Bu haberlerde Türklerin uğradığı katliamların cezalandırılma şeklinde yansıtılması dikkat çekicidir.[16]

19 Şubat 1916 tarihine ait başka bir Güney Afrika gazetesi ise Rus ordusunun Erzurum istikametinden çıkıp Bayburt’u işgal ettiğini ve karadan Trabzon’a girmek üzere olduğunu yazmaktaydı.[17] 1916 yılında Güney Afrika haberleri Trabzon’un tamamen Rusların eline geçtiği ve yağma edildiği kaydedilmişti.[18]

1918 yılında Osmanlı Devleti’nin gücünü tamamen yitirdiğini düşünen Yunanlıların Trabzon’da bir Pontus Cumhuriyeti kurmak istedikleri ve hatta İzmir’deki Rum azınlığı da kullandıkları yazılıydı.[19] 1921 yılı gazeteleri ise Rum çetelerinin denizden de destek alarak Trabzon ve Samsun’u bombaladığını not etmişti.[20] Bu tarihler Topal Osman Ağa ve çetesinin vatan müdafaası için gönüllü birliklerle bölgede Rumlarla mücadele ettiği döneme denk gelir. Hakikaten Türk düşmanlığı ile bilinen Yunanlı yazar Andreades’in kitabında Rum çetelerinin Mustafa Kemal Paşa’dan ziyade Topal Osman Ağa’dan şikayetçi olduğu kaydedilmişti.[21]

1922 yılı Haziran ayında Uganda Herald gazetesi Türklerin vatan mücadelesini kazandığı yönünde haberlere yer vermişti. Trabzon’dan yeni gelen Mr. Cecil Harmsworth’un raporuna göre “Türklerin şehrin kontrolünü tamamen ele geçirdiği, Trabzon’da isyan eden Rumları öldürdüklerini yada onlara barbarca davrandıkları” kaydı vardı.[22] Hakikaten Rum ve Ermeni çetelerine peşkeş çekilen Trabzon’u kurtarmak için Trabzon halkının yokluk içinde varlık mücadelesi verdiği her belgeden anlaşılmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’de yanında olan Trabzonlular için söylediği sözler yine bu manada Trabzon halkının vatanseverliğini ortaya koyar.[23] Paşa’nın:

“İlk defa Samsun’a ayak bastığım zaman bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk safında Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım. Sakarya büyük meydan savaşında, üçüncü tümen ile yetişen Trabzon evlâtlarının muharebe meydanında gösterdikleri fedakârlıkların kıymetli hatırası daima dimağımda canlı kalacaktır” sözleri manidardır.

Doğu Karadeniz bölgesinde tarihte az da olsa her ne kadar Rum kökenli Kurumi veya İstavri gibi Hıristiyanlıktan dönme aileler mevcut olmuş olsa da, o aileler de vatanına milletine ve bayrağına bağlı Türk vatandaşlarıydılar. Sabetayist kökenli olup yine Osmanlı Döneminde devlete hizmet etmiş muhtedi aileler de vardı. Fakat tarihinde ırkçı yaklaşımları olmayan bir millet, eskiden olduğu gibi Türkiye’nin zenginlikleri olan farklı etnik unsurlara ve dinlere mesup halkları kucaklamayı sadece hoşgörü olarak değil geleneksel bir tarihi sorumluluk olarak addeder ve addetmelidir.[24]

Trabzon ve havalisi belki Türkiye’nin en milliyetçi kesiminin olduğu etnik ve kültür yapısına sahip bir halkın yaşadığı vilayetimizdir. Dolayısıyla konunun basit bir düzeye indirilip politik bir dedikodu malzemesi yapılacak tarafı yoktur. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Osman Turan, Behram Kurşunoğlu, Şevket Altuğ veya Sunay Akın gibi birbirinden değerli ve Türkiye’ye mal olmuş karakterleri yetiştirmiş olan Trabzon şehri en az İstanbul kadar Türk İslâm şehridir. Pontus ise sanılanın aksine tarihte Anadoluʼnun Milli Devletidir. Yunanlıların tatlı rüyası “Pontus Devleti” ile bir alakası yoktur.

Afrika basınında Pontus Meselesi ve Trabzon ile ilgili Haberler

Notlar

[i] TSETSKHLADZE, G. R., LAFLI, E., HARGRAVE, J., & ANDERSON, W. (2012). The Black Sea, Paphlagonia, Pontus and Phrygia in antiquity: aspects of archaeology and ancient history. Oxford, Archaeopress.

[ii] BILGIN, M. (2008). Karadeniz’de Post Modern Pontusculuk. İstanbul, Doğu Kütüphanesi.

[3] DUGGAN, A. (1958). He died old, Mithradates Eupator, King of Pontus. London : Faber and Faber,

[4] GOLOĞLU, M. (1973). Anadoluʼnun Milli Devleti Pontos. s.11, [Ankara], [Goloǧlu Yayinlari].

[5] KIRZIOĞLU, M. F. (1992). Yukarı-Kür ve Çoruk boyları’nda Kıpçaklar: ilk-Kıpçaklar (M.Ö. VIII-M.S. VI. yy.) ve son-Kıpçaklar (1118, 1195) ile Ortodoks-Kıpçak atabekler hükûmeti (1267-1578) Ahıska/Çıldır eyâleti tarihi’nden. Ankara, Türk Tarih Kurumu Basımevi.

[6] ASIKPASAZADE, & EL ABBASSI, A. B. (1914). Tevārīḫ-i āl-i ʻot̲māndan ʻĀšıq-Pāšāzāde tārīḫī. İstanbul, ʻĀmire.

[7] BILGIN, M. (2007). Doğu Karadeniz: tarih, kültür, insan. İstanbul, Ötüken Neşriyat.

[8] Indaba, 1 February 1865, Asia, s.2

[9] The Natal Witness, 9 February 1872, England and O. R. Freestate. s.7

[10] The Beira Post, 20 November 1914, War Items, s.2

[11] Nyasaland_Times, February_4_1915 Trebizond Reided. s. 5

[12] The Rhodesian_Herald, 24 September 1915 Homeless Armenian Persecuted by the Turks s.4

[13] The Beira Post. 2 February 1915, Trebizond Destroyed, s.2

[14] The_Bulawayo_Chronicle. 10 March 1916, Russian Advence, s.2

[15] The Beira News, 27 December, 1921, The Turk at Work, s. 3

[16] The Uganda Herald, 7 April 1922 The Russians s. 3: Mafeking Mail and Protectorate Guardian, 31 Mart 1916, Before Trebizond, Turks again Punished. s. 8

[17] Mafeking Mail and Protectorate Guardian, 19 February 1916. On the road to Trebizond, s. 2

[18] Bulawayo_Chronicle. Friday 21 April 1916, Trebizond Victory, s.7

[19] The_Bulawayo_Chronicle. 27 December 1918, Bitter Enders, s. 6

[20] The Bulawayo Chronicle. 13 August 1921, Turkish Ports Shelled, s.7

[21] ANDREADĒS, G., & İZBEK, T. (1999). Tolika: “bacikam al beni“. İstanbul, Belge Yayıncılık.

[22] The Uganda Herald 16 June_ 1922 Deliberate Starvation of Greek Kiddies. s.2

[23] ÇAPA, M., & USTA, V. (1995). Milli Mücadelede Trabzon vilayetiyle yazışmalar. Trabzon [Turkey], T.C. Trabzon Valiliği.

[24] GENCOGLU, H. (2018). Socio-political challenges of marginal religious groups: the Sabbatean movement as a case study. (PhD Thesis), University of Cape Town.

Share.

Yazar Hakkında

Dr., Cape Town Üniversitesi. Halim Gençoğlu, 1981, Trabzon doğumludur. Türkiye'de çeşitli üniversitelerde Osmanlı Devleti ve ekonomik tarihi üzerine ihtisasından sonra sömürge tarihi çalışmalarına yöneldi ve bu vesileyle bazı Afrika ülkelerinde çalıştı. 2009 yılında Güney Afrika'da Cape Town Üniversitesi'nde yeniden bir yüksek lisans tezi çalışmasına girerek "Afrika'da Osmanlı Varlığı" adlı Honor projesini tarih bölümünde Prof. Dr. Nigel Worden'la tamamladı. Aynı fakültenin Teoloji departmanında Müderris Ebubekir Efendi'nin Ümit Burnu'ndaki faaliyetleri konusunda yazdığı yüksek lisans tezini 2013 yılında dereceyle tamamladı. 2017 yılında aynı fakültenin Yahudi Tarihi ve Dili bölümünde Afrika-Orta Doğu'daki Yahudi yerleşmelerini ve inanç yapılarını Tevrat'taki Siyonizm ve Siyasi Siyonizm ölçeğindeki araştırmalarını Doktora tezi olarak tamamladı. Çalışmaları İngilizce, Türkçe, Afrikansca makale ve kitap olarak yayınlandı. Cape Town Üniversitesi'nde Afrika Çalışmaları bölümünde araştırmacı olarak görev yapmakta olup bilhassa Osmanlı tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.

Yorum Yap