Afrika’da Fakirlik ve Sömürge ile Bağlantısı: Mali Cumhuriyeti Örneği

0

Giriş

Afrika’da sömürgeleştirme (kolonizasyon) 18. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle başlayan bir süreçtir.Sömürgeleştirme bir ülkenin koloniye dönüştürülerek sömürgecinin (kolonizatör) egemenliği altına almasını ifade etmektedir.Sömürgecilik (kolonyalizm) emperyalizmin kullanılışının bir tarzı olarak görülmektedir. Sömürgecilik karşıtlarına (anti-kolonyalist) göre ise, kolonyalizm insanın değerini düşürmekten başka bir şey değildir. Kolonizasyon çerçevesinde sömürülenler “yerli” (indigene) ve “sömürgeciler” (colon) olarak adlandırılmaktadır. Fransa başta olmak üzere İngiltere, İspanya ve Portekiz sömürgeciliğe başlayan ilk kolonyal imparatorluklara sahip olan ülkeler olmuşlardır. Fransa, dünyada sömürgecilik tarihinde İngiltere’den sonra ikinci sırada gelse bile Afrika anakarasında birinciliğini sürdürmüştür. Günümüzde de Afrika’da kendi egemenliğini devam ettiren stratejileri sürdürmektedir. Yani üzerinden 50 sene geçmiş olan bir bağımsızlık; ne yazık ki sadece imzalanmış bir kağıttan ibaret gözükmektedir. Dolayısıyla bu bağlamda “Mali’de Fakirlik ve Sömürge ile Bağlantısı” konusunu ele almaya çalışacağım.

Mali Cumhuriyeti

1.241.238 km2 yüzölçümü ile Afrika’nın en geniş topraklarına sahip ülkelerden biri olan Mali Cumhuriyeti, Afrika’nın batısında yer almaktadır. Denize kıyısı olmayan bir ülke olup, Senegal, Nijer, Burkina Faso, Cezayir, Fildişi Sahili ve Moritanya ülkeleri ile komşudur.Eski bir Fransız sömürgesi olan bu ülke, Batı Sudan ve Senegal’i birleştiren Mali Federasyon’un bölünmesinden sonra 22 Eylül 1960 tarihinde bağımsızlığını elde etmiştir.  Yüzölçümü 1.241.238 km² olan ülkenin nüfusu2016 yılındaki nüfus sayımında 17.467 108 olarak tespit edilmiştir:[1]

Tarihçesi

Mali Cumhuriyeti Batı Afrika ülkelerden en köklü ve kadim medeniyetlerinden birine sahiptir. 18. yüzyılında sömürgeci Fransa tarafından işgal olmadan önce İslâm ve medeniyetinin izlerini taşıyan önemli üç imparatorluğu bünyesinde barındırmıştır. Gana İmparatorluğu, Mali İmparatorluğu ve Songay İmparatorluğu’nu sınırları içerisinde barındıranMali Cumhuriyeti’nin geçmiş dönemlerindeİslam kültürü ve medeniyeti en zirvesi halini yaşamıştır.

 Afrika Kıtasının Fakirliği

Afrika nüfusun yarısı günde 1 dolar altında yaşamaktadır. Geçmişte son 60 yıl içerisinde Batı ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri, Afrika’ya yardım kampanyalarında 2.5 trilyon dolar bağışta bulunmuşlardır. Fakat buna rağmen Afrika’da 34.000 çocuk 5 yaşın altında her gün ölmektedirler. Bu durumda göstermektedir ki, esasında bu tür yardımlar, Afrika toplumunu zehirleyen en sinsi planlardan biridir ki Afrika halklarının ihtiyacı olan şey, balık yemeği değil balık tutmayı öğrenmektir.

1998’de Birleşik Milletler’in raporlarına göre dünya nüfusun temel ihtiyaçları (yemek, sağlık vs.) sağlamak için 13 milyar dolar gerekmektedir. Nitekim sadece onların temel eğitimi için 6 milyar dolar daha sağlaması icap etmektedir.Bu tablo bile esasında her şeyi özetlemektedir. Bu gibi raporları okurken ve Afrika kıtasındaki yaşayan dramlara baktığımızda akıllara şu soru gelmektedir/gelmelidir:Bu Kadar Para Nereye Gitmiştir? Bu destekler hangi amaçlara hizmet etmektedir?

Bu soruya cevap verebilmemiz için şunları sıralayabiliriz:

  • IMF sadece ve sadece büyük devletlerin menfaatleri doğrultusunda Afrika ülkelerine borç vermekte ve insani yardım yapmaktadır. Nitekim IMF Eski Başkanlarından Joseph E. Stiglitz, herhangi bir ülkeye yardım amacıyla ve kronik dengesizlikleri gidermek maksadıyla yapılan yardımların aksi tezahürleri ve maksatları olduğunu vurgulamıştır.
  • Bu yardımlar, sadece askeri diktatörleri ve zengin sınıfları desteklemektedir. Avrupa ülkeleri kendi projeleri ve menfaatleri muhafaza etmek maksadıyla Afrika’da darbe yapan diktatörlere destek vermekte, bu sayedeonların sadakatlerini kazanmaktadırlar.
  • Afrika ülkelerin ekonomisi, üretken değil tüketen bir mekanizmaya sahiptir. Zira sanayi ve imalat/üretim çok zayıftır ki tüm ihtiyaçlarını ithal etmekte ve bu sayede dışa bağımlılık sürmektedir.
  • Afrika ülkelerinin aldığı dış borçlara karşı Avrupa ülkeleri tarafından yüksek faiz koyulmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla yapılan her borç, esasında destek amacı gütmelidir, ancak asıl problemler, mevcut borçlanma yapıldıktan sonra ortaya çıkmaya başlamaktadır. Zira ülkeler aldıkları borçları ödeyemesin diye yüksek büyük faiz oranları konulmaktadır ki dışa bağımlılık devam etsin.

Mali’de Fransız Sömürge Politikaları ve Fakirleşme ile Bağlantısı

Hepimiz biliyoruz ki; dışarıdan gelen herhangi bir güç, esasında ülkenin iç dinamikleri tarafından kabul görmez. Karşısında ise mutlaka bir direnç bulur. Fakat Afrika’da (maalesef) tablo, beklendiği gibi değildir. Zira günümüzde hala farklı yollarla sürdürülen bir sömürge çarkı bulunmaktadır. Burada kastettiğim, sadece beyin göçü sömürüsü değildir. Bilakis bir ülkenin tüm varlığını farklı yollarla sömürme gücüdür. Nitekim 2012’deki patlak veren olaylar, bahane edilerek Mali’nin kuzeyinde farklı ülkelerin askerleri konuşlanmış durumdadır. Bu güçler (ABD, AB ülkeleri, Çin vs.), Afrika topraklarında bilhassa Mali’de şüphesiz ki bölgenin kaynakları(altın, uranyum, petrol, değerli taşlarvs.) için yarış içerisindedir. Kendi menfaatlerini bu ülkelerde muhafaza etmek için kendi aralarında adeta nüfuz mücadelesi içerisindedirler. Bu süreçte Avrupalıların, Türkiye’yi bir tehdit olarak algıladıklarını burada vurgulamak gerekmektedir. Bu süreci bir Afrikalı olarak farklı okuyorum. Batılılar, kıta topraklarına başta Türkiye olmak üzere başkaları gelmesin diye farklı Afrika ülkelerini savaş ve terörle beslemektedirler. Boko Haram, Mağrib el-Kaidesi, Ensaru, eş-Şebâb gibi örgütlerin hepsi, yapay örgütlerdir ve bu örgütlere destek vererek sürdürdükleri vekâlet savaşlarıyla bölgeyi ateş çemberine almaktadırlar. Bu bağlamda Batılı ülkelerin kıta coğrafyasında sürdürdükleri politikaları kısaca şöyle sıralayabiliriz:

  • Dil Politikası

Mali Cumhuriyeti’nin anayasasının 25. maddesine göre resmi dili Fransızca’dır. Bu sadece Mali’de değil tüm Frankofon Afrika ülkelerinin tamamında böyledir. Ana gövdeyi Batı Afrika ülkeleri teşkil etmektedir.

  • Kültür Politikası

Yeni sömürgecilik sürecinin en güçlü ülkesi,Fransadır ve kültür emperyalizmini her aşamada kullanmaktadır. Ya yumuşak güç unsurlarıyla ya da baskı yoluyla kültürünü dayatmaya çalışmaktadır.

  • Ekonomi Politikası

26 Aralık 1945’te “Franc Français’”in (Fransız Para Birimi-Fransız Frankı) devalüasyonu ile kolonilerde kullanılması için para birimi olarak “Fransız CFA”sını piyasalara sokmuştur. Maalesef halen sekiz devlet, bu para birimini kullanmaya devam etmektedir.

  • Örgütleri Yaratılması

Tarih boyunca Afrika, esasında savaşlar ile anılmamıştır. Tüm dünya savaşları, kıta dışında olmuştur. Ama ne yazık ki aksi bir tabloyla karşı karşıyayız! Her yerde yapay silahlı örgütler; her yerde kan ve açlıktan on binlerce insanölmektedir. Bu konuyla ilgili Amadou Togola’nın “Mali Cumhuriyeti Yönetimi Yapılanmasına Fransız Sömürge Yönetiminin Etkileri”başlıklı teze bakılması yeterli olacaktır. Kısacası Afrika’nın gerçek sahipleri artık bu sürece dur demeye başlamıştır.

SONUÇ

Son olarakAfrika, özellikle Mali Cumhuriyeti’nin tarihine bakıldığı zaman sömürgecilik gelene kadar kendi kültür ve medeniyetlerinin hâkim olduğu mutlu bir yaşam sürdükleri görülür. Fakat kolonizasyon politikaları yerleştikten sonra Afrika kıtası bu sosyo-kültürel değerleri ve medeniyetini kaybetmeye başlamıştır.İlk olarak mevcut imparatorluk ve krallıklar ortadan kaldırılmıştır. Sömürgeciliğin ortaya koyduğu eğitim sistemiyle zihinlere Batı medeniyeti aşılanmıştır. Sömürgecilik, sadece sosyo-kültürel alanda değil, iktisadi politikalarıyla da kıtayı yoksulluğa sürüklemiştir. Sömürgeciliğin oluşturduğu yeni yönetim modelleri, günümüze kadar tüm Frankofon ülkelerin yönetim sistemlerini etkilemiştir. Dolayısıyla Afrika ülkeleri birbirlerine kenetlenmek zorundadırlar ve başta Türkiye olmak üzere diğer İslam ülkelerine adeta şuç ağrıyı yapma zarureti hissediyorum: “Afrika’yı Batılıların eline bırakmayın, Afrika’yı kurtarın, bu çığlıklarımıza cevap verin!

[1]http://populationsdumonde.com/fiches-pays/mali

Share.

Yazar Hakkında

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yüksek Lisans Mezunu, [email protected]

Yorum Yap